Mide Botoksu ve Bimodal Zayıflama

23 Ara 2019 Blog

Mide Btx Nedir?

Mide btx; anestezi ekibinin desteğiyle 15 dakikada siz uyurken endoskopik olarak uygulanan ve sizin aynı gün normal hayatınıza döndüğünüz bir yöntemdir. Hastane yatışı, dikiş ve pansuman gerektirmez. Diyetisyenimizin takibinde sağlıklı ve kolay bir şekilde kilo vermeniz amaçlanmaktadır.

Ameliyatsız zayıflama programında amacımız sizleri bir türlü veremediğiniz kilolardan kurtarırken, ameliyatın oluşturacağı risklerden korumak ve hastane yatış süreçlerini önlemektir.

Ameliyatsız zayıflama programında bir ekip çalışması ve sizin istekliliğiniz, başarı için olmazsa olmaz koşullardır. Bilmekteyiz ki günümüzde; cerrahi yöntemlerde dahil olmak üzere hiçbir yöntem, kilo verme konusunda sizin uyumunuz olmadığı taktirde sonuç vermeyecektir. Eğer bu sefer hazırım ve profesyonel destek alırsam bu süreci atlatabilirim düşüncesine sahipseniz, sizleri mutlaka ön görüşmeye bekliyoruz.

MİDE BTX NEDİR?

Midenin iştah ve açlık bölgelerine endoskopik yöntem ile Botulinum toksin uygulanması; mide kaslarının kasılmasını sınırlandırarak mide boşalma süresini geciktirir ve hastada iştah kaybı elde edilir.

MİDE BTX İŞLEMİ NASIL UYGULANIR?

Mide botoksu ameliyat hazırlığına gerek olamadan yaklaşık 15 dakika içinde endoskopik olarak uygulanabilen ve açlık hissinizi azaltırken, tokluk süresini uzatan bir işlemdir. İşlem sırasında botulinum toksininin  olduğu ilaç, mide endoskopisi ile Yrd. Doç. Dr. Çetin ALTUNAL tarafından midenizin iştah ve açlık bölgelerine enjekte edilir. Sizi uyutan bir anestezi ekibi başınızda olacağından işlem hakkında hiçbir şey hatırlamazsınız ve aynı gün hayatınıza devam edebilirsiniz. Uygulanan işlem yaklaşık 3-6 aylık süreçte orta düzeyde kilo kaybı için size yardımcı olacaktır. Ameliyatsız zayıflama programı aşamalarında sizlere destek ve ilaç önerilerinde bulunmamız söz konusu olabilmektedir.

MİDE BTX NASIL ETKİ EDER ?

Mide botoksu; mide kaslarının kasılmasını sınırlandırarak mide boşalma süresini geciktirecek, mide dolgunluğu artacak ve uzun süren bir tokluk hissi oluşacaktır. Bunun yanında iştah hormonunun mideden salgılandığı bölgeye de uygulama yapılacağından iştah da azalacaktır.

MİDE BTX KİMLERE UYGULANIR?

  • Vücut Kitle Endeksi 25-35 arası olanlar
  • Obezite ameliyatı olmak İstemeyenler
  • Başka nedenlerle obezite ameliyatı olamayanlar
  • Diyetten fayda görmeyenler ya da diyete uyum sağlayamayanlar

MİDE BTX BEKLENTİ NE OLMALIDIR?

Mide botoksunun etki süresi 3-6 aydır. Bu süre içinde hedeflenen; kişinin iştahının azalması ve kilo kaybıdır. Diyetisyen desteğiyle kaybedilen kilo daha fazla olacaktır. Mide botoksu yapılan hastalarda ortalama 10-20 kg arası kilo kaybı hedeflenmektedir.  Bu kilo kayıplarına ulaşılması için diyet ve egzersizle desteklenmesi gerekmektedir. Hasta uyumu son derece önemlidir.

İLK DEĞERLENDİRME

Türk Cerrahi Derneği üyesi  ve Biruni Üniversitesi Tıp Fakültesi öğretim üyesi olan Genel Cerrahi Uzmanı ve Endoskopist Yrd. Doç. Dr. Çetin ALTUNAL yapılacak bir ön değerlendirme ile gereklilik durumunuzu gözden geçirecek, sağlık durumunuza göre zayıflama iğnesi, iştah azaltıcı ilaç tedavileri ve alternatif yöntemler hakkında sizi bilgilendirecek ve size uygun olan yardımcı yöntemi belirleyecektir. Bu belirleme aşamalarında bazı kan tetkikleriniz gerekecektir.

Diyetisyen Gamze Çakaloğlu’ da sizin gerekli ölçümlerinizi sonrası, diyet düzeninizi gözden geçirecek ve gerekli takip ve diyet programı çalışmanızı sizinle birlikte yapacaktır.

Bu ön görüşme sonrası belirlenecek tedavi planlamanız eşliğinde, sizlerin uyumu da sağlanırsa başarılı sonuçlarla kilo vermeniz ve daha sağlıklı bir yaşama ulaşmanız mümkündür.

MİDE BTX BESLENME VE DİYET DANIŞMANLIĞI

Diyetisyenimiz Gamze Çakaloğlu ilk beslenme danışmanlığı oturumu için sizinle birebir görüşecektir. Bu danışma sürecinde, mevcut beslenme alışkanlıklarınız gözden geçirilecek ve sağlıklı bir diyeti yaşamınıza entegre etmek için araç ve ipuçları belirlenecektir.

Mide botoksu işlemi sonrası diyetisyen eşliğinde tam bir uyumla beslenmesine dikkat eden kişi, işlem öncesi kilosu göz önünde bulundurularak ortalama 10-20 kilo kadar verebilir. Bazı hastalar diyete kısmen uyum sağlayabiliyor. Bu durumda da kilo vermek mümkün oluyor ancak, hedeflenenin altında bir kilo kaybı oluyor. Bazı hastalar ise işlem sonrası diyet yapmıyor. Unutulmamalı ki hiçbir yöntem, kilo verme konusunda sizin uyumunuz olmadığı taktirde sonuç vermeyecektir. Tedavinin olmazsa olmaz parçalarından biri de fiziksel aktivitedir. Ameliyatsız zayıflama programı kişiye özeldir ve tedavi önerileri kişisel farklılıklar içerebilir.

VÜCUT KİTLE İNDEKSİ (BMI) HESAPLAMA

Vücut kitle indeksi = Vücut Ağırlığı (kg)/ Boy (m)  x Boy (m) şeklinde hesaplanabilir. Bu sayfada yer alan vücut kitle indeksi hesaplayıcısı ile hesaplama yapabilirsiniz.

Takım çalışmasının bir parçası olmak ve zayıflama süreci hakkında ücretsiz ön değerlendirme ve bilgilendirme için bizimle iletişime geçebilirsiniz.

PET CT

23 Ara 2019 Blog

PET CT Nedir?

Pozitron emisyon tomografi (PET) taraması vücudunuzdaki hastalıkları kontrol etmemizi sağlayan bir görüntüleme yöntemidir.Video oynatıcı

PET CT, radyoaktif maddeler içeren özel bir ilaç kullanır. Bu ilaç, vücudun hangi kısmının incelendiğine bağlı olarak kolunuzdan damarınıza verilebilir,  yutulabilir, solunabilir veya damarınıza enjekte edilebilir.

Bir PET tarayıcı tarafından yapılan incelemeyle, doktorunuz organlarınızın ve dokularınızın ne kadar iyi çalıştığını görmesine yardımcı olur.

PET CT çekiminde vücudun belirli dokuları ve bazı hastalıklarda, daha yüksek bir kimyasal aktivite oluşacaktır. PET taramasında bu hastalık alanları parlak noktalar olarak ortaya çıkacaktır.

PET taraması kan akışını, oksijen kullanımını, vücudunuzun şekeri nasıl kullandığını ve daha fazlasını ölçebilir.

PET taraması tipik olarak ayaktan görüntüleme prosedürüdür. Test bittikten sonra gününüze devam edebilirsiniz.

Kanser hücreleri, kanserli olmayan hücrelerden daha yüksek bir metabolik hıza sahiptir. Bu yüksek düzeyde kimyasal aktivite nedeniyle kanser hücreleri PET taramalarında parlak noktalar olarak ortaya çıkar. Bu nedenle PET taramaları hem kanseri tespit etmek hem de aşağıdakiler için yararlıdır:

  • Kanserin yayılıp yayılmadığını görmek
  • Kanser tedavisinin işe yarayıp yaramadığını görmek
  • Kanserin tekrarlamasını tespit etmek

Bununla birlikte, bu taramalar doktorunuz tarafından dikkatlice okunmalıdır, çünkü kanser dışı durumların bir taramada kansere benzemesi mümkündür. Katı tümörlerin PET taramalarında görünmemesi de yaygındır.

İşlemden Önceki Gün

Randevunuzdan yirmi dört saat önce, düşük karbonhidratlı ve şekersiz bir diyete uymanız istenecektir. Kaçınılması gereken yiyecekler ve içecekler şunlardır:

Tahıl

Makarna

Ekmek

Pirinç

Meyve ve meyve suları

Alkol

Kafeinli içecekler

Şekerleme, sakız ve nane

İşlem Günü

İşlem için anestezi alıyorsanız, PET taramanızın tüm sabahı bir şey yiyip içmeyin. Herhangi bir ilaç almanız gerekiyorsa, sadece birkaç yudum su ile alın.

Anestezi almıyorsanız, taramanızdan önce altı saat boyunca herhangi bir şey yemekten kaçınmanız istenecektir. Sakız, öksürük damlaları veya şekerlerden sakınmayı unutmayın.

Bununla birlikte, su içebilecek ve önerilen ilaçları alabileceksiniz.

Bir hastane elbisesini giymeniz istenebilir. Metal test ekipmanlarını etkileyebileceği için, pearcing dahil olmak üzere taktığınız mücevherleri çıkarmanız gerekir.

Diğer hususlar

Ayrıca doktorunuza, sahip olduğunuz herhangi bir tıbbi durumu da söylemelisiniz:

Hamileyseniz veya hamile olabileceğinizi düşünüyorsanız, doktorunuza söyleyin. Bu test bebeğiniz için güvenli olmayabilir.

Emziriyorsanız, işlemden 24 saat önce anne sütünüzü pompalamanız ve saklamanız gerekebilir – testten sonra 24 saat boyunca emziremeyeceksiniz.

Diyabetiniz varsa, test hazırlığı için özel talimatlar alacaksınız , çünkü açlık kan şekeri seviyenizi etkileyebilir . Muhtemelen normal dozdaki insülin dozunuzu almanız ve taramayı almaya başlamadan 4 saat önce hafif bir yemek yemeniz söylenecektir.

PET Taramasından Sonra Ne Olur?

Testten sonra doktorunuz size ek birşey söylemezse gününüzü devam ettirebilirsiniz.

Bununla birlikte, radyoaktif madde vücudunuzda yaklaşık 12 saat kalacağı için, bu süre zarfında hem hamile kadınlar hem de bebeklerle temasınızı sınırlandırmanız uygun olacaktır.

Testten sonra radyoaktif maddeleri vücudunuzdan hızlı çıkarmak için bol miktarda sıvı içiniz. Genellikle, tüm radyoaktif maddeler iki gün sonra vücudunuzu terk eder.

Yrd. Doç.  Dr. Çetin ALTUNAL

Genel Cerrahi Öğretim Üyesi

Kapalı Safra Kesesi Ameliyatı / Laparoskopik Kolesistektomi

23 Ara 2019 Blog

Safra kesesi karaciğer alt komşuluğunda ve karaciğere yapışık bir organdır. Safra kesesinin asıl görevi karaciğer tarafından yapılan safrayı depolamaktır. Safra kesesinin birçok hastalığı mevcut olup en sık rastlananlar safra kesesi taşı ve safra kesesi polibidir.

Safra Kesesi Taşı

Safra kesesi taşları, safra kesesinin en sık rastlanan hastalığıdır. Safra, karaciğer tarafından yapılıp ince bağırsağa doğru akarken safra kesesinde birikir. Gerektiğinde safra kesesi kasılıp, yemeğin sindirimi için oniki parmak bağırsağına doğru safranın akmasını sağlar. Safra kesesinde biriken safranın yapısını oluşturan maddelerden bazılarının artması veya azalması tortular oluşup, safra kesesinde çökerek taş oluşumuna neden olabilir.

Safra Kesesi Taşı Belirtileri Nelerdir?

Yağlı, yumurtalı ya da kızartma ağırlıklı beslenme sonrası oluşan hazımsızlık, şişkinlik, bulantı, karın sağ üst kısmında ağrı, sağ kürek kemiğine ve sırta vuran ağrılar safra kesesi taşına bağlı oluşabilecek belirtilerdir.

Safra Kesesi Taşı Kimlerde Sık Görülür?

  • Kilolu kişilerde
  • Hızlı kilo verenlerde
  • Kadınlarda
  • Kolesterol ilacı kullananlarda
  • Herediter sferositoz hastalarında

Safra Kesesi Taşları İlaçla Tedavi Edilir mi?

Şikayete sebep olan safra kesesi taşlarının tek tedavisi cerrahidir. Safra kesesi taşlarını ilaçla ya da bitkisel yöntemlerle tedavi etmeye çalışmak hayati tehlikeler oluşturan sonuçlar doğurabilir. Şayet tedavi edilmezlerse safra kesesi taşları birçok sağlık sorununa neden olabilir. Bu sorunlar arasında safra kesesi iltihabı (kolesistit), safra yolları iltihabı (kolanjit), safra kesesi delinmesi, tıkanma sarılığı, pankreas iltihabı (pankreatit), safra kesesi kanseri gibi problemler sayılabilir. Bu problemlerin bazıları ölümcül olabilir.
Ülkemizde pankreas iltihabının (pankreatit) en sık sebebi safra kesesi taşlarıdır. Yapılan çalışmalar safra kesesi kanseri ile safra kesesi taşları arasında bağlantı olduğunu düşündürmektedir.
Oluşabilecek sağlık sorunları göz önüne alındığında safra kesesi taşlarına saatli bomba benzetmesi yapmak hiçte yanlış olmaz. Safra kesesi taşı hastaları her an ciddi bir sağlık problemi ile karşı karşıya kalabilirler.
Safra kesesi taşları tesadüfen yapılan ultrasonografide saptanabileceği gibi, karın sağ üst tarafında şiddetli ağrı, sarılık, sırt ağrısı, şişkinlik, bulantı gibi şikayetler için yapılan tetkiklerde de saptanabilir. Safra kesesi taşı tanısı için altın standart yöntem ultrasonografidir. Safra yollarında problem düşünülen hastalarda bazı biyokimyasal tetkikler, tomografi, MRCP, ERCP gibi ek tetkikler gerekebilir.

Sağlık sorunu oluşturan safra kesesi taşlarında tek tedavi yöntemi cerrahidir. Safra kesesi ameliyatları deneyimli cerrahlar tarafından % 95 oranında kapalı yöntemle (laparoskopik kolesistektomi) yapılmaktadır. Geçirilen iltihaplar, önceden geçirilmiş ameliyatlar ve anatomik problemler bazı hastalarda bu ameliyatın açık yapılmasına neden olabilir.
Sessiz kalan ve tesadüfen saptanan safra kesesi taşlarında tedavi konusu tartışmalıdır. Bu safra kesesi taşlarının takip edilebileceği yönünde görüşler de vardır. Fakat safra kesesi taşlarının oluşturabileceği problemler ölüme kadar gidebilecek süreçlere zemin hazırladığından, hekim ve hasta cerrahi ya da takip kararını tüm riskleri değerlendirerek beraber vermelidir.

Safa Kesesi Taşı Bitkisel İlaçlarla Eritilebilir mi?

Safra kesesi taşlarını eritmeye ya da küçültmeye çalışmak ölümcül problemlere neden olabilir. Safra kesesi taşlarının tek tedavi yöntemi cerrahidir.

Safra Kesesi Taşı Tanısı Nasıl Konulur?

Safra kesesi taşı tanısı konulmasında altın standart yöntem aç karna yapılan ultrasonografidir.

Safra Kesesi Polibi

Safra kesesinin iç kısmında oluşan yumuşak doku kitleleridir. Safra kesesi duvarından kese içine doğru uzanım gösterirler.
Safra kesesi polipleri yapılan safra kesesi ultrasonografisi ile saptanabilirler. Safra kesesi polipli hastaların çoğu takip edilmekle birlikte, bazı polipler safra kesesi kanseri riskini arttırdığından bu riski taşıyan hastalara safra kesesi ameliyatı önerilir.

Safra Kesesi Polibinde Kimler ameliyat edilmeli?

  • Safra kesesi polip boyutu 10 mm üzerinde
    • Takiplerde polip boyutunda hızlı artış
    • Polibin tek olması
    • Polibin sapsız olması
    • Hasta yaşının 50 üzerinde olması
    • Polibe komşu safra kesesi duvarında düzensizlik
    • Polip ile birlikte bulantı, kusma gibi şikayetlerin mevcut olması

Bu durumlar riski arttırmaktadır ve mümkünse bu hastalar ameliyat edilmelidirler.

Kapalı Safra Kesesi Ameliyatı

(Laparoskopik Kolesistektomi)

Günümüzde safra kesesi ameliyatlarının büyük çoğunluğu deneyimli cerrahlar tarafından yapıldığında kapalı olarak gerçekleştirilmektedir.

Safra kesesi ameliyatlarında sadece safra kesesi taşı ya da safra kesesi polibi değil bütün safra kesesi alınır. Bu safra kesesi ameliyatlarındaki tek alternatiftir. Ameliyatın kapalı ya da açık yapılması bu durumu değiştirmez.

Kapalı ameliyatlar, yani laparoskopik yöntemle yapılan cerrahiler, büyük kesiklerden elle yapılan karın ameliyatlarının, küçük deliklerden ilerletilen aletlerle yapılmasıdır.

Kapalı safra kesesi ameliyatının, açık safra kesesi ameliyatına bazı üstünlükleri vardır. Bu üstünlükler; ameliyat izinin daha az olması, ameliyat sonrası ağrının daha az olması, hastanede yatış sürecinin daha kısa olması, işe dönüş zamanının daha kısa olması. Bu üstünlükler değerlendirildiğinde zorunda kalmadıkça ameliyatı açık yapmamak gerektiği aşikardır. Zaten kapalı safra kesesi ameliyatları safra kesesi taşlarının ve safra kesesi poliplerinin tedavisinde altın standart yöntemdir.

Safra Kesesi Ameliyatı Sonrası Hastanede Kaç Gün Kalınır?

Pratikte uygulamamız genellikle ameliyat sonrası 4. saat hastayı yürütmeye başlayıp,  hastaları 1 gece hastanede tutup, ertesi sabah taburcu etmektir.  Bazı ek hastalığı olan hastalarda ya da özellikli hastalarda bu süre 2-3 güne uzayabilir.

Ayrıntılı bilgi ve sorularınız için bizimle iletişime geçebilirsiniz.

1 2 3

Search

+