Dil Seçiniz
Meme Kanseri Riskini Arttıran Faktörler Nelerdir?

Meme Kanseri Riskini Artıran Faktörler Nelerdir?

Son yılların en çok rastlanan hastalıklarının başında meme kanseri geliyor. ABD verilerine göre bir kadının hayatı boyunca meme kanserine yakalanma riskinin 1/8 olduğu ifade ediliyor. Meme kanseri; tüm dünyada olduğu gibi Türkiye’de de görülen bir hastalıktır. 

Meme Kanseri Riskini Artıran Faktörler 

Birçok kadının karşılaşacağı bu hastalık; birtakım sebeplerden dolayı ortaya çıkıyor. Cinsiyet, yaş, genetik, ailede meme kanseri geçmişi, radyasyon, kişisel kanser geçmişi, obezite, hormon tedavisi geçmişi; meme kanserini artıran faktörler arasında yer alır. 

Cinsiyet 

Her şeyden önce, kadın cinsiyetinin meme kanseri için en büyük risk faktörü olduğunu söylemek gerekir. Bilhassa yaşı ilerleyen kadınlar; meme kanseri tehlikesi ile karşı karşıya kalırlar. Herhangi bir kadının meme kanserine yakalanma riski; 8’de 1 olarak ifade edilir. Bu risk; kadının yaşının ilerlemesi ile beraber ortaya çıkar. Buna ek olarak, beyaz kadınlar ile siyahi kadınlar arasında birtakım farklar vardır. Örneğin, meme kanseri; beyaz kadınlarda daha çok görülür. Fakat, meme kanserinden dolayı ölüm vakalarına siyahi kadınlarda daha çok rastlanır. Bir başka deyişle, etnik farklılıkların da meme kanseri üzerinde etkili olduğunu söylemek gerekir. 

Yaş 

İleri yaş; meme kanseri için son derece önemli bir risk faktörüdür. Meme kanseri teşhisi konulan kadınların yüzde 70’lik kısmının 50 yaş ve üzeri olduğu ifade edilir. 50 yaşından büyük olan kadınların meme kanserine yakalanma ihtimalleri; 50 yaşından küçük olanlara kıyasla daha fazladır. 

Genetik 

Cinsiyet ve yaş kadar önemli olan faktörlerden birisi de genetiktir. Bir başka deyişle Genetik geçişli meme kanseri vakalarına sıklıkla rastlanır. Hatta, dünyadaki meme kanseri vakalarının yüzde 10 ila 15’lik kısmının kalıtsal meme kanseri olduğu ifade edilir. Kanser gelişimini engellemeye yarayan BRCA1 ve BRCA2 genlerindeki bozukluk dolayısıyla meme kanserinin engellenememesi söz konusu olur. 

Gen bozukluğu; kalıtsal olarak gelecek kuşaklara aktarılır. Genetik bozukluğu olan kişinin çocuklarına da geçiş ihtimalinin artığı bir hastalık olduğu söylenebilir. Bu noktada, BRCA1 ve BRCA2 geninde bozukluk şüphesi olan kişilere vakit kaybetmeden genetik test yapılmalıdır. Bu sayede, meme kanserinin gelişmemesi ya da erken saptanması adına gerekli önlemler alınmış olunur. 

Online Randevu/Bilgi Al

    Ailede Meme Kanseri Geçmişi 

    Anne, kız kardeş, kız evlat, erkek kardeş, baba gibi birinci derece yakınlarında meme kanseri görülen kişilerin meme kanserine yakalanma ihtimali diğer kişilere kıyasla daha fazladır. Bunun yanı sıra, söz konusu akraba menopozdan evvel meme kanserine yakalandığı takdirde yakınlarının meme kanserine yakalanma ihtimali daha da artar. Bilhassa iki memesinde birden kanser gelişen kişilerin yakınlarının da bu hastalığa yakalanma ihtimali daha fazladır. 

    Radyasyon 

    Meme kanseri risk faktörleri arasında radyasyon da bulunur.  Göğüs duvarının radyasyona maruz kaldığı kadınların; ilerleyen yaşlarında meme kanserine yakalanma riskleri artar.

    Kişisel Kanser Geçmişi

    Bilhassa daha önce meme kanseri geçiren ve tedavi olan kadınların diğer memelerinde kanser gelişme ihtimali fazladır. Buna ek olarak, yumurtalık kanseri başta olmak üzere rahim kanseri ve kalın bağırsak kanseri geçiren kadınların da meme kanserine yakalanma ihtimalleri; normal kadınlara kıyasla daha fazladır. 

    Obezite  

    Çağımızın en büyük problemlerinden birisi olan obezite; insanların dengesiz beslenmesi ve hareketsiz yaşaması dolayısıyla ortaya çıkar. Obezite; başka hastalıklara da sebebiyet verir. Bunlardan birisi de meme kanseridir. Fazla kilonun kadınlarda bilhassa menopoz sonrasında meme kanseri riskini artırdığı ifade edilir. Menopoza giren bir kadının yumurtalıkları çalışmaz ve östrojen üretimi gerçekleşmez. Ancak, yağ dokusu bir miktar da olsa östrojen hormonu üretir. Bu noktada, normalden daha çok yağ dokusuna sahip olan kadınlarda östrojen üretimi de fazla olur. 

    Östrojen hormonu; meme kanserine sebebiyet verebilir. Sonuç olarak, kadınların menopoz sonrası kilo alması; meme kanseri riskini artırır.

    Hormon Tedavisi Geçmişi 

    Menopozdan dolayı 5-10 yıldan daha fazla olacak şekilde östrojen tedavisi görenlerin meme kanserine yakalanma riski artabilir. 

    Fiziksel Aktivite

    Hareketsiz yaşayan kadınlar kilo alabilirler. Obezite sorunu ile karşılaşabilirler. Bu noktada, obezitenin de meme kanserine sebep olan etmenlerden birisi olduğunu söylemek gerekir. 

    Meme Kanserine Karşı Alınabilecek Önlemler

    Meme Kanserine Karşı Alınabilecek Önlemler 

    • Radyasyondan kaçınmak şarttır.
    • Haftada en az üç saat egzersiz yapılmalıdır. 
    • Bebeğin uzun süre emzirilmesi; meme kanseri riskini azaltır. 
    • Gerekli olmadıkça hormon tedavisine başvurulmamalıdır. 
    • Daha az alkol tüketilmelidir. 
    • Dengeli ve düzenli beslenilmelidir. 
    • Sebze ağırlıklı beslenme tercih edilmelidir.

      Çetin Altunal Ödül

      Genel Cerrahi Uzmanı Ödülü Sahibi  Doç. Dr. Çetin ALTUNAL‘dan Mide Botoksu, Hemoroid ve Kıl Dönmesi başta olmak üzere tiroid hastalıkları, meme kanseri, safra kesesi hastalıkları, fıtık tedavileri ve bimodal mide botoksu tedavileri için randevu ve detaylı bilgi almak için buraya tıklayın.

      Direkt iletişime geçmek için;
      Tel : +90 (212) 706 87 97
      Mail : [email protected]

    Yorum Yap

    Hasta Görüşleri

    Doç. Dr. Çetin ALTUNAL

    20.05.1980 tarihinde Ankara’ da doğdu. İlk, orta ve lise eğitimini Ankara’ da tamamladı. Lise eğitimi sırasında TÜBİTAK Bilim Olimpiyatları’ nda matematik ve kimya dallarında okulunu temsil etti. Daha sonra Uludağ ve Kırıkkale üniversitelerinde eğitimini tamamlayarak genel cerrahi uzmanı oldu. Eğitim sürecinde üst ve alt GİS endoskopisi (özefagogastroduodenoskopi ve kolonoskopi), laparoskopi (kapalı ameliyat teknikleri), yoğun bakım, yanık ve deney hayvanları gibi konularda ayrıca eğitim aldı. Türk Cerrahi Derneği, Dahili ve Cerrahi Yoğun Bakım Derneği üyelikleri bulunmakta olup, Kırıkkale Üniversitesi, Başkent Üniversitesi, Muş Devlet Hastanesi (zorunlu hizmet), Özel Duygu Hastanesi ve Biruni Üniversitesi Tıp Fakültesi Hastanesi çalıştığı bazı kurumlardır.