Dil Seçiniz
obezite nedir obezite hakkında her şey

Obezite Nedir? Obezite Hakkında Her Şey

Obezite, vücutta fazla miktarda yağ dokusu bulunan karmaşık bir hastalıktır. Obezite sadece kozmetik bir sorun değil, birçok sağlık sorununun ana kaynağıdır. 

Bazı insanların obeziteden kaçınmasını zorlaştıran birçok faktör vardır. Obezite genellikle kalıtsal faktörlerin, çevrenizin ve sizin beslenme alışkanlıklarınızın, yaşam tarzınızın ve hareketlilik düzeyinizin birleşmesi sonucu ortaya çıkar. 

Bu konudaki iyi haber ise az miktarda bile kilo kaybı, obeziteye bağlı hastalıkları iyileştirebilir ya da önleyebilir. Beslenme değişiklikleri, fiziksel aktivite ve davranış değişiklikleri kilo vermenize yardımcı olabilir. Ameliyatsız kilo verme yöntemleri, bazı ilaçlar ve cerrahi yöntemler gerektiğinde ek seçeneklerdir.

Obezite Tanısı Nasıl Konur

Vücut kitle indeksinizin 25’in üzerinde olması fazla kilolu, 30’ un üzerinde olması ise obezite tanısı koydurur. Vücut kitle indeksi: kilonuzun (kg cinsinden), boyunuzun (metre cinsinden) karesine bölünmesiyle elde edilen değerdir.  Vücut kitle indeksi vücudunuzdaki yağ oranını belirtmez, vücut yağınızı ortalama tahmin eder. Fakat sporcularda kas dokusunun fazlalığı nedeniyle vücut kitle indeksi sizi yanıltabilir.

Online Randevu/Bilgi Al

    Obezite İçin Ne Zaman Destek Almalıyım?

    Kiloya bağlı sağlık sorunları yaşıyorsanız, fazla kilolar günlük yaşantınızda sizi rahatsız ediyorsa, psikolojiniz ve özgüveniniz fazla kilolarınıza bağlı zayıfladıysa ve tek başınıza fazla kilolarınızdan kurtulamıyorsanız, profesyonel destek almanızda fayda vardır.

    Neden Kilo Alırız?

    Vücut ağırlığı genetik, metabolik, hormonal ve davranışsal etkiler altında olmasına rağmen, temel olarak aldığımız kalorinin harcadığımız kaloriden fazla olmasına bağlıdır. Bu denge aldığımız kalorinin fazla olmasıyla ilerlerse obezite oluşur. Vücudumuz aldığımız fazla kalorileri yağ olarak depolar. Obez olan kişilerse daha çabuk acıkabilir, daha fazla kalori tüketebilir, stres ve kaygı nedeniyle daha fazla yiyebilirler.

     

    obezite riskini artıran faktörler

    Obezite Riskini Arttıran Faktörler 

    Obezite riski, obeziteye yatkınlık oluşturan birçok faktörün bir araya gelmesiyle artar. 

    Ailesel Etkiler

    Genetik altyapı, vücudunuzdaki yağ miktarına ve yağın depolanma bölgelerine etki edebilir. Genleriniz yediğiniz yiyeceklerin sindirimi, enerjiye dönüşümü, enerjinin harcanması ve depolanması konularında rol oynayabilir.  Burada sadece genetik alt yapıdan ziyade, ailenin yeme ve hareket alışkanlıkları da etkilidir.

    Yaşam Tarzı ve Beslenme Seçimleri

    • Sağlıksız yiyecekler: Meyve sebzeden fakir, kalorisi yüksek, fast food tarzı yiyecek ve kalorisi yüksek içecekler kilo alımına katkıda bulunur.
    • Tükettiğimiz Sıvılar: Alkol ve şekerli içecekler tokluk oluşturmadığı gibi, farketmeden çok fazla kalori alım nedenlerindendir.
    • Hareketsiz Yaşam: Eğer işiniz ya da alışkanlıklarınız gereği uzun süre hareketsiz kalırsanız, tüketettiğiniz kaloriden çok daha fazlasını kolaylıkla alabilirsiniz. 

    Bazı İlaçlar ve Hastalıklar

    Bazı ilaçlar ve hastalıklarda obezitede önemli bir faktör olabilir. Tiroid bezinin az çalışmasına neden olan haşimoto tiroidi, böbrek üstü bezlerinin çok çalışması ile oluşan cushing sendromu gibi hastalıklar kilo alımına neden olabilir. Ayrıca eklem hastalıkları hareket düzeyinizi kısıtlayarak harcadığınız kalori miktarını azaltabilir. 

    Aldığınız ve harcadığınız kalori miktarına dikkat etmezseniz, bazı ilaçlarda kilo alımını kolaylaştırır. Diyabet ilaçları, bazı antidepresanlar, antipsikotik ilaçlar, steroidler, beta bloker ilaçlar, nöbet önleyici ilaçlar bu ilaçlardan bazılarıdır.

    Sosyal ve Ekonomik Sorunlar

    Ekonomik sorunlar nedeniyle hareketliliği sağlayacak koşulların olmaması ya da sosyal çevrenizde obez bireylerin bulunması, bu kişilerle çok vakit geçirmeniz; sizler de obezite riskini artıracaktır.

    Yaş

    Obezite çocukluk çağı dahil olmak üzere her yaş grubunda görülebilir fakat yaşlandıkça vücutta kas kaybı artar ve vücutta metabolizma hızı düşer. Bu nedenle yeterli hareketliliğe sahip değilseniz, obezite riski artacaktır.

    Diğer Risk Faktörleri

    • Gebelik: Hamilelik sırasında kilo alımı sık görülen bir durumdur fakat bazı kadınlar doğum sonrası kilolarını vermekte zorlanırlar ve bu durum obezitenin oluşmasına katkı sağlar. Emzirmek, doğum sonrası kiloların verilmesinde fayda sağlayabilir.
    • Sigarayı Bırakmak: Sigarayı bırakma sonrası kilo alımı sık karşılaşılan bir durumdur. Bireyler sigarayı bırakırken, süreçle baş edebilmek için daha çok yiyecek tüketme eğiliminde olabilirler. Bu durum kilo almaya ve obezitenin oluşmasına neden olabilir. Sigara bırakırken, beslenme konusunda profesyonel destek almak faydalı olabilir.
    • Uyku Bozuklukları: Yeteri kadar uyumamak ya da gereğinden fazla uyumak iştahı arttıran hormonların artışına, böylece karbonhidratlı ve kalori yükü fazla olan yiyecekleri daha fazla tüketmenize neden olabilir.
    • Stres: Stresli durumlarda vücutta salgılanan kortizol düzeyiniz artar. Bu nedenle bu dönemlerde canınız daha kalorili yiyecekler isteyebilir.
    • Bağırsak Florası: Bağırsağınızda yer alan iyi huylu bakteri çeşitliliği, yediklerinizden etkilenir. Bu florada oluşan değişiklikler kilo vermenizi zorlaştırabilir
    • Başarısız Kilo Verme Girişimleri: Eğer önceden başarısız denemeleriniz olduysa, hızlı kilo verip, verdiğiniz kiloları hızlıca geri aldıysanız metabolizmanız yavaşlayabilir ve kilo veriminde zorluklar yaşayabilirsiniz.

    Bu risk faktörlerinin bir veya birkaçına sahip olabilirsiniz. Bu risk faktörlerine sahip olmanız mutlaka obez olacağınız anlamı taşımaz. Çoğu risk faktörünü etkisiz hale getirebileceğiniz silahınız; sağlıklı ve dengeli beslenme, fiziksel aktivite ve egzersizdir.

     

    obeziteye bağlı olıuşabilecek komplikasyonlar

    Obeziteye Bağlı Oluşabilecek Komplikasyonlar

    Obez bireylerde bazı hastalıkların oluşma ihtimali ve bazı hastalıkların şiddetinin artma ihtimali mevcuttur.

    • Kalp Damar Hastalıkları: Obezite, hipertansiyon, kolesterol yüksekliği gibi problemleri arttırarak daha sık kalp damar hastalıklarının ortaya çıkmasına katkıda bulunur.
    • Tip 2 Diyabet: Obezite, insülin metabolizmasını bozarak, insülin direnci ve diyabetin ortaya çıkışıyla doğrudan bağlantılıdır.
    • Bazı Kanser Türleri: Obezite rahim kanseri, over, kalın bağırsak kanseri, meme kanseri, pankreas kanseri, böbrek kanseri ve prostat kanseri gibi bazı kanser türlerinin oluşum riskini arttırır.
    • Cinsel Problemler: Obezite kadınlarda kısırlık, erkeklerde ise sertleşme (erektil disfonksiyon) problemlerine neden olabilir.
    • Uyku Apnesi: Geceleri uyku sırasında solunumun anlık olarak durmasıyla kendini gösteren tablo, obez bireylerde çok daha sık görülür.
    • Eklem Problemleri: Obezite, özellikle dizlere binen yükü arttırır ve dizlerde harabiyete ve kireçlenme adı verilen osteoartrit tablolarına neden olur.
    • Ağır COVID-19 Bulguları: Obez bireylerin Covid-19’ u daha ağır geçirme ve yoğun bakıma girme ihtimalleri daha yüksektir.

    Obezitenin Yaşam Üzerine Olan Etkileri:

    Obez bireylerde fiziksel yetersizlik algısı oluşabilir, ayrıca sosyal ayrımcılıkla karşılaşabilirler. Bu nedenle sosyal izolasyonu tercih ederek eskiden halka açık yerlerde severek yaptıkları birçok şeyi yapmak istemeyebilirler. Ayrıca bu durum depresyon, iş hayatında başarısızlık, utanç ve suçluluk duygularına neden olabilir.

    Obeziteyi Önleme ve Kilo Koruma

    Normal kilolu, obez ya da fazla kilolu olsanız da kilo vermek ve olan kiloyu korumak için aynı stratejileri izlemeniz gerekir. Düzenli egzersiz, beslenme alışkanlıklarına ve porsiyonlara dikkat etmek kilo vermek ve kilo korumak süreçlerinde olması gereken ortak kavramlardır.

    • Düzenli Egzersiz: Düzenli egzersiz metabolizmanızı hızlandıracak, harcadığınız kalori miktarını arttıracaktır. Planladığınız fiziksel aktivite sürdürülebilir olmalıdır. Bu nedenle seçtiğiniz fiziksel aktivite size keyif vermeli ve hayatınızın bir parçası olmalıdır.
    • Sağlıklı Beslenme: Beslenme programınız ölçülü miktarda sebze, meyve, işlenmemiş hayvansal ürünler üzerine ve kepekli tahıllar üzerine kurulabilir. İşlenmiş gıdalar, şekerli içecekler, paketli gıdalar, kalori yükü fazla yiyecekler ve basit karbonhidratlardan ve alkolden uzak durmak önemlidir. Midenizin çöp olmadığını ve her gördüğünüz ya da her ikram edilen gıdayı tüketmek zorunda olmadığınızı unutmayın.
    • Beslenme Günlüğü Tutmak: Beslenme günlüğü tutarak, neler tükettiğinizde karbonhidrat isteğinizin arttığını, neler tükettiğinizde iştahınızı kontrol edemediğinizi, ne gibi duygu durumlarının beslenme düzeninizi bozduğunuzu anlamanız mümkün olacaktır. Bir süre sonra belirli kalıplar oluştuğunu fark eder, bu konuda stratejiler geliştirebilirsiniz.
    • Düzenli Kilo Takibi: Yapılan çalışmalar haftada en az 1 kez tartılan kişilerin kilolarını koruma konusunda daha başarılı olduğunu göstermiştir. Bu nedenle düzenli kilo takibi yapın.
    • Tutarlı ol: Bugün tatil, bugün Pazar gibi cümlelerle beslenme düzeninizi bozmak süreci bir süre sonra sekteye uğratabilir. Bu nedenle mümkün olduğunca beslenme düzeninizi bozmadan devam etmeye çalışın.

    Çetin Altunal Ödül

    Genel Cerrahi Uzmanı Ödülü Sahibi  Doç. Dr. Çetin ALTUNAL‘dan Mide Botoksu, Hemoroid ve Kıl Dönmesi başta olmak üzere tiroid hastalıkları, meme kanseri, safra kesesi hastalıkları, fıtık tedavileri ve bimodal mide botoksu tedavileri için randevu ve detaylı bilgi almak için buraya tıklayın.

    Direkt iletişime geçmek için;
    Tel : +90 (212) 706 87 97
    Mail : [email protected]

    Yorum Yap

    Hasta Görüşleri

    Doç. Dr. Çetin ALTUNAL

    20.05.1980 tarihinde Ankara’ da doğdu. İlk, orta ve lise eğitimini Ankara’ da tamamladı. Lise eğitimi sırasında TÜBİTAK Bilim Olimpiyatları’ nda matematik ve kimya dallarında okulunu temsil etti. Daha sonra Uludağ ve Kırıkkale üniversitelerinde eğitimini tamamlayarak genel cerrahi uzmanı oldu. Eğitim sürecinde üst ve alt GİS endoskopisi (özefagogastroduodenoskopi ve kolonoskopi), laparoskopi (kapalı ameliyat teknikleri), yoğun bakım, yanık ve deney hayvanları gibi konularda ayrıca eğitim aldı. Türk Cerrahi Derneği, Dahili ve Cerrahi Yoğun Bakım Derneği üyelikleri bulunmakta olup, Kırıkkale Üniversitesi, Başkent Üniversitesi, Muş Devlet Hastanesi (zorunlu hizmet), Özel Duygu Hastanesi ve Biruni Üniversitesi Tıp Fakültesi Hastanesi çalıştığı bazı kurumlardır.